Karşılaştırmalı Lig Değerlendirmeleri

2019-20 Sezonu On Büyük Lig – Devre Arası Kaleci Değerlendirmesi

Ocak Ara Değerlendirmesi 1

Ligimiz de dahil, toplam değer açısından ilk 10 olarak kabul edilen liglerin bazılarında ilk yarılar bitti, bazıları devam ediyor. En az 17 en fazla 21 tane karşılaşma oynanmış durumda olan bu ligler hangileri? Ligimiz yanı sıra Premier League (İngiltere), La Liga (İspanya), Serie A (İtalya), Bundesliga (Almanya), Ligue 1 (Fransa), Liga NOS (Portekiz), Pro A (Belçika), Eredivisie (Hollanda) ve Premier League (Rusya).

Bu liglerde bu dönemde kaleci performansları nasıldı? Bu ay içinde bunlara ara ara bakacağız. Bu 10 ligde 2019-20 sezonunda şu ana kadar tam 276 kaleci görev yaparken 200 tanesi 6 karşılaşma ve üzerinde oynadı. Her ligde detaylara bakacağız ama toplamda bir kaleci çok estra bir performansla ön plana çıktı: AZ Alkmaar kalecisi Marco Bizot.

Hollandalı kaleci şu ana kadar 18 karşılaşmanın tamamında kalede yer alırken bu karşılaşmalarda 52 gol pozisyonu ile karşılaştı ve bunlardan 44 tanesini kurtardı. Kalesinde sadece 8 gol görürken yüzde 85 gibi bir kurtarış oranına sahip ki bu, inanılmaz; çünkü sadece bu sezon değil her zaman genel ortalama yüzde 68’dir. Bizot, 13 karşılaşmayı gol yemeden tamamlarken % 72 ile bu konuda da birinci. 28 yaşındaki ve 1.94 boyundaki kaleci Ajax altyapısından yetişme, A takımda hiç oynamadan Cambuur’da bir kiralık dönem sonrası önce Groningen, sonra da Genk’de görev aldı ve AZ’de üçüncü sezonu.

Avrupa’da çok önemli bir istatistik olan gollük pozisyon ve kurtarışı nedir, hatırlayalım. Bir rakip oyuncunun vuruşunda kaleci vücudunun herhangi bir kısmı ile topun kaleye girmesini engellerse bu, gollük pozisyonun kurtarılması anlamına geliyor. Kurtarışın detayda aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekiyor: Eller/ayaklar/gövde ile ya da el ve ayağın devamı kol ve bacaklarla; tabii bilinçli bir hareketle… Topun tutulması/kucakta yakalanması/yumruklanması/parmaklar ile dokunulması; yumruk ya da parmaklarla dokunulduğunda güvenli bölgeye uzaklaştırılması gibi.

 

Ocak Ara Değerlendirmesi 2

Değer olarak en büyük on ligin kaleci performanslarına bakmaya devam ediyoruz. En az 17 en fazla 21 tane karşılaşma oynanmış durumda olan bu ligler hangileri? Ligimiz yanı sıra Premier League (İngiltere), La Liga (İspanya), Serie A (İtalya), Bundesliga (Almanya), Ligue 1 (Fransa), Liga NOS (Portekiz), Pro A (Belçika), Eredivisie (Hollanda) ve Premier League (Rusya).

İkinci değerlendirmemizde Benfica kalecisi Odisseas Vlachodimos’u ön plana çıkaracağım. Stuttgart’da 1994 yışında Yunan bir göçmen ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen kaleci doğduğu şehrin kulübü Stuttgart’da yetiştikten ve bir sezon da A takım kadrosunda yer aldıktan sonra 2016’da Panathinaikos’a transfer oldu. İki sezon sonra da Portekiz’in yolunu tuttu. Vlachodimos, 15-21 arası bütün alt yaş kategorilerinde yaklaşık 50 kez Almanya adına milli formayı giydikten ve birçok madalya kazandıktan sonra A milli takım seviyesinde Yunanistan’ı tercih etti.

Vlachimodos bu sezon ligde şu ana kadar 14 kez Benfica kalesinde yer aldı. Bu 14 karşılaşmada ortalama olarak 2.29 adet gollük pozisyonla karşılaşırken bunların yüzde 84’ünü kurtardı. 10 karşılaşmayı da gol yemeden tamamladı ve buradaki oranı da yüzde 71. Vlachimodos bu 10 lig içinde herm kurtarış oranı olarak hem de gol yemeden tamamladığı karşılaşma oranı olarak birinci AZ Alkmaar kalecisi Marco Bizot’dan sonra ikinci sırada.

Vlachimodos bunları yaptı da bir de olayın Benfica tarafı var. Karşılaşma başına verilen gol pozisyonu ortalamasında 2.29, bu 10 lig içinde en düşük oran. Yani kaleye az top gelmesini sağlıyorlar. Tamam Portekiz nispeten daha az zorlu bir lig ama kaleye gelenleri de kalecileri kurtarıyor.

Ocak Ara Değerlendirmesi 3

Sayfada bir önceki paylaşımım Lev Yashin ve Valery Lobanovsky’ydi, Rusya’dan devam edelim.

Değer olarak en büyük on ligin kaleci performanslarına bakmaya devam ediyoruz. Üçüncü değerlendirmemizde yine en yüksek kurtarış oranlarından birisine sahip olan FC Ufa kalecisi 33 yaşındaki Aleksandr Belenov var. Aslında onun nezdinde Rusya Premier League’ini de küçük bir göz atacağız. Belenov şu ana kadar takımının 19 karşılaşmasından 17 tanesinde kalede yer aldı. Bu karşılaşmalarda 66 tane (karşılaşma başına 3.88) gollük pozisyonla karşılaşan Belenov bunlardan 55 tanesini kurtardı ve yüzde 83.3 gibi gibi çok yüksek bir kurtarış oranı yakaladı. Bu 10 lig içinde de 4.sırada. Takımı kendi liginde 7.sırada ama en az gol yiyen ikinci takım, ancak aynı zamanda en az gol atanlar arasında. En az gol yiyen takım ise lider Zenit ve onların kalecilerinden 28 yaşındaki Andrey Lunyov da 11 karşılaşmada karşılaştığı 32 pozisyonla (karşılaşma başına 2.91) yüzde 84.4’lük bir ortalama yakalamış durumda. Lunyov, bu 10 lig arasında üçüncü sırada; ancak hem daha az karşılaşmada oynadığı hem de daha az pozisyonla karşılaştığı için Belenov’u ön plana çıkardım.

1.97 boyundaki Belenov’a dönersek doğduğu kentin takımı olan Salyut Belgorod’da 18 yaşında profesyonel oldu. 6 yıl sonunda Spartak Moskova’ya transfer oldu ama oynayamayıp o sezon sonunda Kuban Krasnodar’a  geçti. Orada da 5 sezon düzenli oynadı ve kısa bir Anzhi Makhachkala tecrübesini takiben 2017’den bu yana FC Ufa’da. Ufa kenti Ruslar, Tatarlar, Başkurtlar ve Fin Ugor halklarının olduğu ilginç kentlerden birisi.

Rus kaleciler şu ana kadar oldukça iyi performanslar gösterdi ki Rubin kalecisi 31 yaşındaki Yuri Dyupin de yüzde 79 kurtarış oranı ile ilk 10 sıra arasında ki bunu karşılaşma başına 5.26 gol pozisyonu ile yaptı.

 Ocak Ara Değerlendirmesi 4

Değer olarak en büyük on ligin kaleci performanslarına bakmaya devam ediyoruz. Daha önce Marco Bizot, Odisseas Vlachodimos, Andrey Lunyov ve Aleksandr Belenov’a değindik.  Bahsedeceğimiz beşinci kaleci ünlü bir isim: Alisson Becker.

Ancak önce Porto’nun 31 yaşındaki Arjantinli kalecisi Agustín Marchesín’e de bakalım. Marchesín ilk profesyonel tecrübesini 20 yaşındayken Lanus’da yaşadı ve Copa Sudamericana şampiyonluğu yaşadığı kulübünde 5 sezon oynadıktan sonunda Meksika’da Santos Laguna ve America’da 5 sezon forma giydi. Bu sezon başında oldukça tecrübeli bir kaleci olarak Porto’ya transfer oldu. Takımı lider Benfica ile şampiyonluk mücadelesi verirken bu sezon şu ana kadar ligde 16 karşılaşmanın 15’inde sahada yer aldı ve bu karşılaşmalarda 35 gol pozisyonu ile karşılaşırken bunlardan 29 tanesini kurtardı ve yüzde 83’lük bir kurtarış oranına sahip. Ancak 7 kez milli formayı giyen Marchesin Avrupa Ligi’nde henüz aynı seviyede performans gösteremedi; ama takımı yine de grup birincisi oldu.

Liverpool’un Brezilyalı kalecisi 27 yaşındaki Alisson Becker ise bu sezon bir sakatlık yaşamasına rağmen 12 karşılaşmada sahada yer aldı ve yüzde 82’lik bir kurtarış oranı yakalarken kalesinde sadece 5 gol gördü. Aileden kaleci olan Alisson Becker, ağabeyi Muriel gibi ülkesinin ünlü kulüplerinden birisi olan Internacional’de yetişti; önce Roma’da oynamıştı ve Alman kökenli göçmen bir aileden gelmesi itibariyle de orada lakabı “Alman”dı. Şampiyonlar Ligi’nde de oldukça iyi bir performans gösteren Alisson 4 karşılaşmada yüzde 79’luk bir kurtarış oranına ulaştı.

Gollük pozisyon kurtarış oranı ortalamasının ligler arasında küçük farklar olsa da yüzde 67-69 aralığında olduğunu hatırlayalım…

Ocak Ara Değerlendirmesi 5

Değer olarak en büyük on ligin kaleci performanslarına bakmaya devam ediyoruz. Daha önce Marco Bizot, Odisseas Vlachodimos, Andrey Lunyov, Aleksandr Belenov, Agustín Marchesín ve Alisson Becker’e değindik. 

Bugün de Stade de Reims kalecisi Predrag Rajković’den bahsedeceğim. Aslında yakın oranlarda kurtarış oranlarına sahip Paris Saint Germain kalecisi Keylor Navas ya da Vitória Setúbal kalecisi Giorgi Makaridze de var. 33 yaşındaki Kosta Rikalı Navas yeni kulübündeki bu ilk sezonunda 13 karşılaşmada ortalama 2.77 gol pozisyonu ile karşı karşıya kaldı ve bunların yüzde 81’ini kurtarırken kalesinde 7 gol gördü ve 8 karşılaşmayı da gol yemeden tamamladı. 29 yaşındaki Gürcü kaleci Makaridze ise 14 karşılaşmada ortalama 3.93 gol pozisyonu ile karşı karşıya kaldı ve bunların yüzde 82’sini kurtarırken kalesinde 10 gol gördü ve 8 karşılaşmayı da gol yemeden tamamladı.

24 yaşındaki Sırp kaleci Rajkovic ise tam 18 karşılaşmada kaledeydi; karşılaşma sayısı ve yaşı itibariyle onu bu üçlü arasında ön plana çıkarıyorum. Ülkesinde Jagodina’da futboa başladıktan ve yine orada profesyonel olduktan sonra 2013’de henüz 18 yaşındayken Kızılyıldız’a geçti. Bu arada milli takım ile  2013 U19 Avrupa Şampiyonluğu yaşadı. Kızılyıldız’da ilk sezonunda yedek bekledikten sonra ikinci sezonda kaleye geçti ve 16 karşılaşmayı gol yemeden tamamladı. 2015’de Maccabi Tel Aviv’e transfer oldu. Burada 4 sezonda 136 karşılaşmada oynadıktan sonra geçtiğimiz yaz Stade de Reims’e geçen Rajkovic, sağlam bir savunmaya sahip olan 8.sıradaki takımında ortalama 2.83 gol pozisyonu ile karşılaşırken bunlardan yüzde 80’ini kurtardı. Takımı çok az gol pozisyonu verince ve kaleci de bunların çoğunu kurtarınca ortaya ligin en az gol yiyen takımı çıktı. 10 karşılaşmayı gol yemeden kapatan Reims, gol atamadığı (ligin en az gol atan ikinci takımı) için 8.sırada.

Ocak Ara Değerlendirmesi 6

Değer olarak en büyük on ligin kaleci performanslarına bakmaya devam ediyoruz. Daha önce Marco Bizot, Odisseas Vlachodimos, Andrey Lunyov, Aleksandr Belenov, Agustín Marchesín ve Alisson Becker, Predrag Rajković, Keylor Navas ve Giorgi Makaridze’e değindik. Sırada kaleci cenneti bölgelerden birisi olan İspanya’nın Bask bölgesinden bir kaleci var: Athletic Bilbao  kalecisi Unai Simón.

Bu sayda tarihteki Bask kalecilerden bahsetmiştik, yaklaşık 50 yıl Bask kaleciler kaleyi birbirlerine devrederek İspanya milli takımının kalesini korudular. Unai Simon henüz 22 yaşında ve Vitoria-Gasteiz’de doğdu. CD Aurrerá de Vitoria’da futbola başladıktan sonra bu bölgede doğan futbolda başarıya meyilli birçok çocuk gibi Athletic Bilbao Akademisi’ne geçiş yaptı. 2016-2018 arasında kulübün 3.Ligdeki rezerv takımı olan Bilbao Athletic’de düzenli forma giydi. Bu arada İspanya alt yaş kategorisi milli takımlarında da oynadı.

2018 yazında Kepa Arrizabalaga, Chelsea’ye transfer olunca ve Iago Herrerín de sakatlanınca A takım kadrosuna alınan Unai Simon bu sezon 18 karşılaşmada forma giydi ve bu karşılaşmalarda ortalama olarak 3,17 gol pozisyonu ile karşılaşırken bunlarda yüzde 79’unu kurtardı. 9 karşılaşmayı gol yemeden tamamlarken kalesinde toplam 12 gol gördü. Zaten takımı da ligin en az gol yiyen üç takımından birisi; ancak fazla gol atamadıkları için 8.sıradalar ve en çok beraberlik alan üçlü arasındalar.

 

Ocak Ara Değerlendirmesi 7

Değer olarak en büyük on ligin kaleci performanslarına bakmaya devam ediyoruz ve bugün ligimizle kapanışı yapacağız. Ligimiz karşılaşma başına 4.42 adet gol pozisyonu, 3.02 adet kurtarış ve yüzde 68 kurtarış oranına sahip. Bu 10 ligin genel ortalaması sırasıyla 4.27 adet, 2.99 adet ve yüzde 70 kurtarış oranı. Rusya Ligi yüzde 75 kurtarış ortalaması ile ön planda, Fransa ve İtalya Ligleri de yüzde 72 ile onu takip ediyor. Ligimiz Bundesliga ve Eredivisie ile aynı oranda son sırada.

Ligimizde en yüksek kurtarış oranına sahip kaleci Fernando Muslera ve yüzde 79 kurtarış oranına sahip; bu 10 lig içinde 15.sırada. Ancak karşılaşma başına 4.06 gol pozisyonu veren Galatasaray 77.sırada. Ligimizde genel ortalama olan 4.27 ve üzerinde tam 9 takım var ki lider Sivasspor bile 4.24 gol pozisyonu veriyor (Diğer bütün liderlerin kalecilerinin karşı karşıya kaldığı gol pozisyonu ortalamaları 2.25 ile 3.50 arasında). Kalecileri Samassa ise yüzde 78 kurtarış oranı ile Muslera’nın ardından ikinci ve genelde de 18.sırada. Konyaspor’dan Serkan Kırıntılı yüzde 77, Trabzonspor’dan Uğurcan Çakır yüzde 75 ve Denizlispor’dan Adam Stachowiak yüzde 72 kurtarış oranı ile sıralanırken takımları 4.50 ile 4.75 arasında gol pozisyonu veriyor ki oldukça yüksek ortalamalar.

Ligimizde en çok gol pozisyonu veren takımlar Kayserispor, Kasımpaşa ve Ankaragücü; 6 ile 7 arasında çok çok yüksek ortalamaları var. Kalecileri Silviu Lung Jr., Fatih Öztürk, Korcan Çelikay’ın yüzde 67’lik ortalama performansları da takımlarını orta sıralara taşıyamıyor. Alanyaspor 3.06, Başakşehir 3.29 ve Fenerbahçe 3.47 ile en düşük gol pozisyonu veren takımlar. Bu takımların kalecileri ise sırayla şu kurtarış oranlarına sahip: José Carlos Marafona yüzde 70, Mert Günok yüzde 70 ve Altay Bayındır yüzde 64.

Bütün bu bilgiler dahilinde başarının iyi savunmadan ve iyi kaleci performansından geçtiği, bu ikiliden ikisi ya da birisi eksik kalınca ona göre de sonuçları olduğu takım sıralamaları ile birlikte bu rakamlara bakınca rahatlıkla görülebilir. Çok gol pozisyonu veren takımın ise çok gol atması ve bunun da mutlaka iyi kaleci performansı ile kombinasyonunu yapması gerekiyor.

***

2018 – 19 Sezonu Beş Büyük Lig Kaleci Analizleri (Türkiye Ligi Karşılaştırmalı)

Ligimizle birlikte beş büyük ligde bazı takımlar tek kaleciyle sezonu tamamlarken bazıları iki hatta üç kaleci kullandı. Peki liglerde ilk iki sırada yer alan takımlar ne yaptı? Parantez içindekiler kalecilerin gollük pozisyon kurtarış oranları…

İngiltere’de Manchester City kalecisi Ederson (yüzde 72) ve Liverpool kalecisi Alisson Becker (yüzde 78); İspanya’da Barcelona kalecisi Marc Andre ter Stegen (yüzde 75) ve Atletico Madrid kalecisi Jan Oblak (yüzde 81); Fransa’da Lille kalecisi Mike Maignan (yüzde 75) bütün karşılaşmalarda oynadı ya da sadece birkaç karşılaşma kaçırdı.  Paris Saint Germain kalesini ise Alphonse Areola (yüzde 76) ve Gianluigi Buffon (yüzde 75) sezon boyunca paylaştı.

İtalya’da Juventus’un iki kalecisi Wojciech Szczesny (yüzde 77) çoğunlukla oynadı, ancak Mattia Perin (yüzde 71) de 10 karşılaşmada kalede yer aldı. Napoli’de ise David Ospina (yüzde 69), Alex Meret (yüzde 82) ve Orestis Karnezis (yüzde 77) 9-17 kez arasında karşılaşmada kaleye geçti.

Almanya’da Bayern Münih’de Manuel Neuer (yüzde 60) de çoğunlukla oynadı ama Sven Ulreich (yüzde 59)’ı da 9 kez kalede görüyoruz. Borussia Dortmund’da ise Roman Burki (yüzde 70) birkaç karşılaşma kaçıranlardan. Ligimizde Galatasaray’da Fernando Muslera (yüzde 75), Başakşehir’de Mert Günok (yüzde 80), birisi karşılaşmaların tamamında oynadı, diğeri bir karşılaşma kaçırdı.

Zirvedeki bazı takımların tek kaleciyle bazılarının 2-3 kaleciyle devam ettiğini görüyoruz, yani bu işte istikrar iyidir ya da kötüdür deme şansımız yok ? Ancak genel olarak kalecileri yüzde 70’in üzerinde kurtarış oranlarına sahip. Bu takımlar genelde çok gol atan da takımlar, birkaç istisna hariç ki onlar da az pozisyon (3.50 civarında) veren Atletico Madrid, Lille, Başakşehir ve kalecilerinin kurtarış oranları da çok iyi olduğu için üst sıralarda. Eğer kalecileriniz bu oranlara sahip değilse de Bayern gibi hem az pozisyon verip hem de çok gol atmanız gerekiyor.

Liginizde başarılı olmak için en güzeli karşılaşma başına çok gol atıp (2.00-2.50 civarında), az pozisyon verip (2.50-3.50 arası), kalecinizin de kurtarış oranının yüzde 70 üstü olması. Buna Manchester City’yi örnek verebiliriz. ?

***

2017 – 18 Sezonu Beş Büyük Lig Kaleci Analizleri (Türkiye Ligi Karşılaştırmalı)

Almanya, Fransa, İtalya İspanya ve İngiltere Ligi kalecilerinin 2017-2018 Sezonu istatistik ve analizlerini blogumda daha önce paylaşmıştım. Bu yazıda beş ligin karşılaştırmasını ve Türkiye Liginin bu liglere göre durumunu değerlendirmek amacındayım. Böylece ortalama olarak liglerde yaş, ülke, oynama süreleri, gollük pozisyonlar, kurtarışlar, gol yemeden tamamlanan karşılaşmalarda ne gibi sonuçlar ortaya çıkıyor, genel içinde hangi kaleciler ön plana çıkıyor  görme şansı ortaya çıkabilir.

***

Kalecilerin ülke ve yaş analizleri

Analiz ettiğim liglerde sezon boyunca belli sayıda karşılaşmaya çıkan kalecileri değerlendirmeye aldım. Buna göre Almanya’da 19, diğer dört ligde 22’şer kaleci bu analizlerde yer alırken Almanya Liginde 18 takım, diğer dört ligde 20 takım var. Bu, beş ligin istikrar anlamında paralel olduğunu gösteriyor. Beş büyük lig dışında değerlendirme aldığım 18 takımlı Türkiye Liginden sadece 15 kalecinin istatistik için hatırı sayılır sayıda karşılaşmada oynamış olması ile istikrar anlamında geride kaldığı görülüyor.

Beş büyük ligde düzenli oynamış kalecilerin yaş ortalaması 28.8. İspanya 27.73 ortalama ile en genç kalecilere sahip. Onu Almanya 28.05 ile takip ediyor. Fransa da 28.5 ile genel ortalamanın altında yer alıyor. İtalya ve İngiltere ise 29.41 ile 30.32 yaş ortalamaları ile genel ortalama olan 28.8’in üzerinde. Türkiye Liginde yaş ortalaması 31.6’ya çıkıyor.

Beş büyük ligde en kıdemli kalecilerin üçü de İtalya Liginden: Albano Bizzarri (Udinese), Gianluigi Buffon (Juventus) 40 yaşında ve Stefano Sorrentino (Chievo) 39 yaşında.

Bu 5 büyük ligde  2017-18 Sezonunda 31 farklı ülkeden 107 kaleci önemli süreler aldı. Tabii ki liglerin  mensubu olduğu ülkelerden kalecilerin sayısı en fazla. İspanya 17 kaleci ile en yüksek rakama sahipken bu kalecilerden 14 tanesi La Liga’da 2 tanesi Premier League’de ve 1 tanesi de Serie A’da yer aldı. İkinci sırada Fransız kaleciler var ve 13 tanesi kendi ülke liglerinde, 1 tanesi de Premier League’de görev yaptı. Üçüncü sırada 13 kişi Alman kalecileri görüyoruz ve onların da 11 tanesi Bundesliga’da, 1 tanesi Premier League’de, 1 tanesi de La Liga’da. Bu grubu takip eden 12 İtalyan kalecinin hepsi Serie A’da oynadı. Premier League değerlendirmeye alınan ligler içinde kendi ülke kalecilerinin azınlıkta olduğu tek lig ve sadece 7 İngiliz kaleci var.

Beş büyük ülke vatandaşı kalecilerden sonra en kalabalık grup 5 kişi ile Brezilyalılar ve 4 kişi ile Arjantinliler. Daha sonra Belçikalı, Çek, İsviçreli ve Sloven kaleciler üçer kaleci ile geliyor. İkişer kaleci ile bu beş ligde yer alan ülkeler ise Arnavutluk, Danimarka ve Polonya. Bu kalecilerin en azından önemli kısmının yakın ülke liglerini tercih etmesi gibi bir durumda dikkat çekici; Belçikalıların Premier League ve Bundesliga’da, İsviçrelilerin Bundesliga’da, Arnavutların ve Slovenlerin Serie A’da olması gibi; tabii ki hepsi bu şekilde değil.

***

En Çok Süre Alan Kaleciler

Değerlendirmeye alına 107 kaleciden 20 tanesi bütün karşılaşmalarda ve 90 dakikanın tamamında görev yapmış. Bu 23 kaleciden 6 tanesi Almanya, 5 tanesi İngiltere, 5 tanesi İtalya ve 4 tanesi Fransa Liginden. İlginç olan İspanya Liginden bunu başarabilen bir kaleci olmaması ki bu sezon bu ligde 50 kaleci bir karşılaşmada olsa da oynadı. Türkiye Liginde bunu başarabilen ise iki kaleci var: Fabri (Beşiktaş) ve Volkan Babacan (Başakşehir). Ancak İspanya bütün karşılaşmalarda 90 dakika oynayan kalecisi olmasa da Türkiye’ye göre istikrarlı yani belli bir karşılaşma üzerinde oynayan kaleci sayısı daha fazla.

***

Gollük Pozisyonlar

Bu değerlendirmede birçok rakamdan bahsedeceğiz ama aslında iki ana konumuz olacak

Birincisi dakika başına yenilen gol ve kurtarış: Yani kalecilerin oynadıkları süreyi de dikkate alarak 90 dakikada kalelerinde kaç gol gördüler ve kaç gollük kurtarış yaptılar?

Böyle bir oranlamada çok küçük yüzdeler çıkacağı için daha kolay anlaşılması amacıyla çıkan oranları 90 ile çarparak ortalama bir karşılaşmada ne oluyor onu bulmayı hedefledim. Bazı karşılaşamalardaki kırmızı kartlar, kaleci değişiklikleri vs sebeplerle farklılıklar oluşmasın diye önce sezon boyunca oynadıkları toplam dakikaya bölme ve sonra 90 ile çarpma daha sağlıklı bir sonuç verdi.

İkincisi ise karşılaştıkları gollük pozisyonlardan yüzde kaçı gol oldu?: Bunun için de kalede görülen gol sayısını toplam gollük pozisyona böldüm.

Tabii ki birçok hesaplama yapılabilir ama bir noktada tercihler yapmak gerekiyor. İstatistikler ise hep uluslararası düzeyde kabul edilen gollük pozisyon kurtarış vs rakamları. Gollük pozisyondan kasıt kaleci tutmadığında ya da yumruk, tokat vs ile uzaklaştırmadığında kaleye girecek bir pozisyon.

***

Detay Rakamlar

Bunun nasıl hesaplandığını daha önceki bütün yazılarda açıklamıştım; ancak bir kez daha açıklamakta fayda var. Jordan Pickford örneği üzerinden açıklayayım. Pickford 38 karşılaşmada 3420 dakika görev yapmış. Bu karşılaşmalarda kalesinde 58 gol görmüş ve 121 gollük kurtarış yapmış, yani toplam 179 adet gollük pozisyonla karşılaşmış. Önce 58, 121, 179 rakamlarını ayrı ayrı 3420’ye böldüğümüzde sırasıyla 0.01696; 0.03538 ve 0.05234 oranlarına ulaşılıyor. Daha sonra da bunları 90 ile çarpınca da sırasıyla 1.53; 3.18 ve 4.71 oranları ortaya çıkıyor. Yani Pickford sezon ortalaması olarak 90 dakikalık bir karşılaşmada ortalama olarak 4.71 gollük pozisyona maruz kalırken 3.18 kurtarış yapmış ve kalesinde 1.53 gol görmüş.

Beş büyük ligde istatistik olarak değerlendirmeye aldığım 107 kalecinin genel  ortalaması nedir diye bakınca: 90 dakika başına 4.27 gollük pozisyon, 2.91 kurtarış ve 1.36 gol ortalaması çıkıyor. Türkiye’de de durum farklı değil, 4.26 gollük pozisyon, 2.92 kurtarış ve 1.34 gol ortalaması gerçekleşmiş durumda. Ülke bazında bu beş büyük lige bakınca da farklılıklar var. En çok gol pozisyonu gerçekleşen lig 4.44 ile Almanya ve kurtarış olarak da bu lig 3.05 ile önde. En az gollük pozisyon ve en az kurtarış gerçekleşen lig ise İngiltere; rakamlar da sırasıyla 4.11 ve 2.73. Gollük pozisyonlarda en az gol gerçekleşen lig ise İtalya Ligi ve ortalama rakam da 1.31.

Beş büyük ligin gollük pozisyon kurtarma ortalaması yüzde 68 ve bu Türkiye için de yüzde 69 olarak gerçekleşmiş. İtalya yüzde 70 ortalama ile bu konuda önde ve İngiltere ise yüzde 66 oran ile en geride.

Diyebiliriz ki bir ligde ortalama olarak bir karşılaşmada 4 – 4.50 arasında gollük pozisyon gerçekleşirken ortalama olarak bunların 1.30 – 1.45’i gol oluyor. Yani her 3 gollük pozisyondan birisi gol oluyor. Fark kaleci detayında yatıyor.

Peki bu rakamlarda kaleci bazında ilginç neler oluyor?

Küme düşen Verona kalecisi Nicholas Andrade 90 dakika başına 6.53 pozisyonla bu konuda lider ve tabii oldukça talihsiz. Bu kadar pozisyon veren Verona’nın düşmesi de gayet doğal ki Brezilyalı Andrade yüzde 70 gibi çok iyi bir gollük pozisyon kurtarma oranına sahip. Aynı durum Stoke City kalecisi Jack Butland için de geçerli o da yüzde 70 orna sahip ama 90 dakika başına gollük pozisyon oranı 5.77. Onlar da küme düştüler. Zaten gollük pozisyon oranları düşük kaleciler genelde takımları ilk sıralarda yer alan kaleciler.

***

Gol Yemeden Tamamlanan Karşılaşma Yüzdeleri

Bu beş lig ortalamasında kaleciler karşılaşmaların yüzde 28’ini gol yemeden tamamlarken Türkiye’de bu oran yüzde 27. İngiltere Ligi ortalaması yüzde 36 ve İspanya Ligi ortalaması ise yüzde 37, ancak bu farklı durumun oluşmasında Jan Oblak, Loris Karius ve Andre ter Stegen gibi yüzde 50’nin üzerinde ortalamaya sahip bazı kaleciler etken.

Aslında Türkiye Liginde istikrarlı oynayan kalecilerin ortalamalarda beş büyük ligdekilerden çok farklı olmadıkları görülüyor. Peki neden bu beş ligin takımları hep zirvedeyken Türkiye Ligi takımları ilerilere gidemiyor. Bu istatistiklerle hem kalecilere hem savunmalara hem de golcülere bakmış oluyoruz aslında. Acaba bu istatistikler benzer rakam ve oranlar çıksa da her ligin zorluk derecesine göre farklı anlamlar mı ifade ediyor?

Temmuz 2018

***

CIES FOOTBALL OBSERVATIONS RAPOR DEĞERLENDİRME

CIES Football Observations raporlarında Dünya’daki bütün ligler değerlendiriliyor.

Bir raporlarına göre Avrupa’daki 31 lig içinde o lig dışında bir ligde yetişme dönemini geçirmiş oyuncu oranında ilk beş ülke grafikteki ülkeler ve belirtilen oranlara sahipler. Örneğin Türkiye Ligi’nde bu sezon yer alan oyuncuların yüzde 61.9’u yani 5 oyuncudan 3 tanesi başka bir ligin takımında yetişmiş. Bizim ligimiz için bu oyuncular yabancı oyuncular ve gurbetçiler anlamına geliyor ki Türkiye gördüğünüz üzere bu konuda 4.sırada.

Kıbrıs Rum Kesimi, İngiltere, Belçika ve Portekiz Ligleri bu konuda bizim ligimizle ilk beş sırayı paylaşan diğer ligler. Bu liglerin oyuncu profillerine baktığımızda Kıbrıs Rum K. bizim gibi çok fazla yabancı ve bir de Yunan oyuncunun bulunduğu bir lig. İngiltere Ligi de malum yabancı oyuncular ve tabii biraz da İrlanda, İskoçya Ligi gibi liglerden de yararlanıyor; ancak Britanya adasında birçok oyuncu da çok küçük yaşlardan itibaren İngiltere’de oynamaya başlıyorlar; bunu da göz ardı etmemek lazım.  Bu durumda ağırlık ada dışından gibi görünüyor. Belçika Ligi de özellikle Afrika’dan eski Fransa ve Belçika sömürgelerinden çok fazla oyuncu bulunan bir lig. Portekiz Ligi ise özellikle yine eski sömürge ilişkisi ile Brezilya’dan çok fazla oyuncuyu bünyesinde bulunduruyor.

Geçtiğimiz yaz bir önceki sezon kaleci ve lig analizlerini yapmıştım. Buna ilave olarak Dünya Kupası’nda da birçok farklı analize girmiştim ki bunların hepsi blogda yer alıyor. Şu an liglerdeki mevzut kalecileri tanıtmaya devam ediyorum, ancak ilk yarı bittikten sonra sadece kaleci bazında değil lig bazında detay değerlendirmeler de yapmaya başlayacağım. Bu saydıklarım benim bazı verileri kullanarak yaptığım analizler. Ancak daha çok imkanı olan kurumların bu grafikte olduğu gibi raporlamalarda ortaya çıkarttığı sonuçları da sizlerle paylaşmaya ve onları şimdi olduğu gibi kendimce değerlendirmeye de devam edeceğim ki bu raporlara detaylı bir şekilde blogda yer vermeye de gayret edeceğim..

Kasım 2018