İçeriğe geç

Milanolu Örümcek Adam / Zenga

Haziran 1988… Ortaokul bitmişti ve yatılı okulda geçen 4 yıl sonunda artık liseli olacaktım. Bu, heyecan vericiydi, ancak bir yandan da büyümek istediğimden emin değildim. Karışık duygular içinde geçireceğim yazın başında Avrupa Futbol Şampiyonası ve 2 hafta boyunca keyifli günler beni bekliyordu. Federal Almanya ve İtalya arasındaki açılış karşılaşması için televizyonun karşısına geçmiştim. İki takımda da 1982-86 Dünya Kupaları ve 1984 Avrupa Şampiyonası’na göre büyük değişiklikler vardı; bir dönemin yavaş yavaş kapandığı ortadaydı. Federal Almanya kalesinde Eike Immel oynarken Toni Schumacher’den sonra yeni bir döneme başlamışlardı. İtalya’nın kalesinde ise Walter Zenga’yı görüyordum. 1982 Dünya Kupasında Dino Zoff, 1986 Dünya Kupasında ise Giovanni Galli’yi izlemiştim. Zenga yeni bir isimdi ve o gün golle sonuçlanan önemli bir hata yapmasına rağmen soğukkanlılığı dikkatimi çekmişti.

Kariyerin Başlangıcı

Walter Zenga… 1960 yılında Milano’da dünyaya geldi ve profesyonel kariyerinin ilk yıllarını alt kümedeki kulüperde geçirdi. İlk durağı 1978 yılında C1 Lig kulüplerinden Salernitana’ydı. Savona ve Sambenedettese ile birlikte üç kulüpte toplam 4 yıl geçirdikten sonra 1982 yazında onu ünlü yapacak Internazionale transferi gerçekleşti.
Internazionale başlangıcı…Zenga ilk sezonunda döneminin en iyi kalecilerinden olan ve 1982 Dünya Kupası’nda milli takımda da Dino Zoff’un yedeği olan Ivano Bordon’un arkasında bekledi. Bununla beraber, Coppa Italia’da başarılı maçlar çıkarması kulüp yönetimini tatmin etti ve 1983 yazında Sampdoria’ya giden Bordon’un yerine yeni bir kaleci alınmasına gerek duyulmadı. Zenga, o sezon kalesinde 23 gol görerek sezonun en az gol yiyen kalecisi oldu ve ligi dördüncü sırada bitirdiler. UEFA Kupasında ise ilk iki turda hem Trabzonspor, hem de Groningen’i, deplasmanda kaybettikten sonra biraz zorla da olsa eledikten sonra 3.Turda Austra Wien karşısında kupaya veda ettiler.

Internazionale Döneminin Başı

1984-85 Sezonu… Walter Zenga’nın kalede oynadığı ikinci sezonunda ligde iddialı konumlarını sezon sonuna kadar devam ettirdiler ve UEFA Kupasında da ilerlediler. Sırasıyla Romanya’dan Studentesc Bucuresti, İskoçya’dan Rangers, Federal Almanya’dan Hamburg ve yine Federal Almanya’dan 1.FC Köln takımlarını elerlerken 5 galibiyet 3 mağlubiyet almışlardı. Oldukça zorlu geçen bu süreç sonunda yarı finalde Real Madrid’in rakibi oldular ancak 2-0 ve 0-3 ile elendiler.. Diğer yarı final ise Macar Videoton ve Yugoslav Zeljeznicar (Sarajevo) takımları arasındaydı. Ligde de şampiyon Verona ve Torino’nun ardından üçüncü sırada yer aldılar. Hem UEFA Kupası hem de İtalya ligi için denilebilir ki bu tip kulüplerin henüz en üst noktalarda yer alabildiği yıllardı.

1985-86 Sezonu… Giuseppe Baresi, Giuseppe Bergomi, Marco Tardelli, Alessandro Altobelli, İrlandalı Liam Brady ve Alman Karl-Heinz Rummenigge gibi oldukça iyi bir kadrosu olmasına rağmen Internazionale için lig pek iyi gitmiyordu ancak UEFA Kupası’nda yine iyi bir sezon geçiriyorlardı. Avrupa’da ilk üç turda İsviçre’den Saint Gallen, Avusturya’dan Linzer ASK ve Polonya’dan Legia Warszawa takımlarını elerlerken Walter Zenga kalesinde sadece 2 gol görmüştü. Çeyrek finalde Fransa’nın Nantes takımını 3-0 ve 3-3 ile geçtiler. Yarı finalde kaderin bir cilvesi olarak karşılarına yine Real Madrid çıktı. Diğer yarı final F.Alman 1.FC Köln ve Belçikalı Waregem arasındaydı. Real Madrid’e 3-1 ve 1-5’lik sonuçlarla yine elendiler. Son iki tur Zenga için pek iyi geçmemişti, ancak o kupa Real Madrid için çılgın sonuçların alındığı bir sezondu, çok gol atıp çok yemişlerdi. Üçüncü turdaki Moenchengladbach karşılaşmaları hala hafızalardadır ki, ilk karşılaşmayı 5-1 kaybedip rövanşı 4-0 almışlardı.

1986-87 Sezonu… Walter Zenga, 1986 yazında Dünya Kupası’nda kendisinden daha kıdemli olan Giovanni Galli’nin arkasında yedek beklemişti. Lige döndüğünde ise Arjantinli Daniel Passarella’nın da Internazionale’e katılmasıyla güçlenen takımında Marco Tardelli, Alessandro Altobelli ve Karl-Heinz Rummenigge gibi isimler sezonun son döneminde sakatlanmıştı. Maradonalılı Napoli’nin lige ağırlığa koyduğu dönemde Internazionale de sakatlıklara rağmen Juventus’un ardından ilk üçte olmayı başarmıştı. Zenga ise ligde 30 maçta sadece 17 gol yemiş ve muhtemelen bunun da etkisiyle İtalya millî takımının yeni teknik direktörü Azeglio Vicini tarafından millî takıma birinci kaleci olarak çağrılmıştı. UEFA Kupası’nda ise ilk üç turda AEK (Yunanistan), Legia Warsaw (Polonya) ve Dukla Prag (Çekoslovakya) takımlarını elemişler ancak çeyrek finalde o sezon şampiyon olacak olan İsveç’in Göteborg takımına elenmişlerdi. Son üç sezonun üçünde de kupayı kazanan takıma elenmişlerdi.

1987-88 Sezonu… Internazionale ve Zenga için hayal kırıklığı olan bir sezondu. Takım bütün sezon, forvetler kaptan Altobelli ve yeni transfer Aldo Serena ile orta sahadaki Gianfranco Matteoli ile, yine yeni transfer Belçikalı Enzo Scifo arasındaki uyumsuzluklarla dolu bir sezon geçirdi. Ligde Milan, Napoli, Roma ve Sampdoria’nın ardından beşinci sırada yer almışlardı. UEFA Kupası’nda ise ilk iki turda Beşiktaş ve Finlandiya’dan TPS Turku takımlarını eledikten sonra bu sefer üçüncü turda şampiyon değil ama final oynayacak olan kalesinde efsane N’Kono’nun yer aldığı İspanya’nın RCD Espanol takımına elenmişlerdi.
1988 Avrupa Şampiyonası… Zenga için sezon bitince sıra milli takımın kalesinde ilk büyük turnuvasındaydı. Grupta 1-1 Federal Almanya beraberliği, 1-0’lık İspanya ve 2-0’lık Danimarka galibiyetleri ve yarı finalde 2-0’lık Sovyetler Birliği mağlubiyeti gerçekleşirken kaledeydi. Grubun ilk karşılaşmasında, Zenga ceza sahasında topu uzun süre elinde tuttuğu için hakem endirekt atışa hükmetti ve paslaşılarak kullanılan atışı birkaç ay sonra İnter’de takım arkadaşı olacak olan Andreas Brehme gole çevirdi.

Avrupa Şampiyonası

Avrupa Şampiyonası sonrasındaki sezon Zenga’nın kariyeri için en iyi sezonlardan biriydi. Takıma, genç İtalyan orta saha oyuncuları Alessandro Bianchi ve Nicola Berti, iki Alman Lothar Matthäus ve Andreas Brehme ve Arjantinli forvet Ramón Díaz katılmıştı ve ligi domine ederek açık ara ile şampiyonluğu kazandılar. İnter’in ardından Maradona’nın önderliğindeki Napoli ikinci, yıldızlar topluluğu ve sezon sonunda Avrupa Şampiyonu olacak olan Milan üçüncü olmuştu. Internazionale sadece iki kez yenilirken ligin en çok gol atan takımı olmuştu; Zenga da sezonu sadece 19 gol yiyerek tamamlamıştı. UEFA Kupasında ise ilk iki turda İsveç’ten iki takımı elemişlerdi: IK Brage ve Malmö. Üçüncü turda daha sonra yarı final oynayacak olan Bayern’e 2-0 ve 1-3’lük sonuçlar ile elenmişlerdi. O sezon kupayı Napoli, Stuttgart’ı yenerek kazanmıştı. Yarı finaldeki dördüncü takım ise Doğu Alman Dinamo Dresden’di. Hala bazı mütevazi kulüpler bu seviyelerde gelebiliyordu.

Dünya Kupası

1990 Dünya Kupası İlk Tur…İtalya’da düzenlenecek kupa öncesinde Internazionale için sezonun çok iyi geçtiği söylenemezdi. Ligi şampiyon Napoli ve Milan’ın ardından üçüncü sırada tamamladılar ve Şampiyon Kulüpler Kupası’nda ise ilk turda Malmö’ye elendiler. O sezon bir önceki kupanın sahibi Milan yine Avrupa şampiyonu oldu. Zenga, kulüp takımı beklenen başarıyı göstermese de Dünya Kupası’nda kaledeydi. İlk karşılaşmada milli takım savunmasında iki takım arkadaşı Bergomi ve Ferri’nin yanı sıra ezeli rakip AC Milan’dan Baresi ve Maldini oynuyordu. Önlerinde de yine Milan’dan Ancelotti, Donadoni ile Napoli’den Fernando de Napoli ve Roma’dan Giannini vardı. Bu savunma ve orta saha ile bu takımın gol yemesi pek mümkün değil gibi görünüyordu. Forvette de Napoli’den Carnevale ve Sampdoria’dan Vialli iş bitirici noktada görev almışlardı. Avusturya’yı 1-0 yendikten sonra diğer karşılaşmalarda daha sonra Ancelotti yerine yine Internazionale’den Berti oynamıştı. ABD’yi de 1-0 yendiler ve grupta son karşılaşmada forvet tamamen değişti: Fiorentina’dan Baggio ve Juventus’dan Schillaci sahadaydı ve her ikisinin birer golü ile Çekoslovakya’yı 2-0 ile geçtiler.

İkinci Tur ve Sonrası… Gruplardan sonra karşılarında Uruguay vardı. Birçok oyuncusu İtalya’da oynayan rakipleri karşısına ilave bir savunmacı ile çıkmışlardı: Juventus’tan de Agostini. Forvet yine aynıydı ve Schillaci ile sonradan oyuna giren Internazionale’li Serena’nın golleriyle İtalya 2-0 galipti. Takımda bariz bir Internazionale üstünlüğü vardı. Belli ki teknik direktör Azeglio Vicini, usta meslektaşı Trappatoni’nin öğrencilerine güveniyordu. Sıra çeyrek finaldeydi ve karşılarında İrlanda Cumhuriyeti vardı. Rakip o dönemin dirençli takımlarındandı ve 1988 Avrupa Şampiyonası’nda yarı finalin ucundan dönmüşlerdi. İkinci turdaki aynı kadro ile çıkan İtalya, Schillaci’nin tek golüyle 1-0 kazanmıştı. Yarı finale Zenga gol yemeden gelmişti ve bu sefer de rakip yine bir Güney Amerikalı Arjantin’di. Birçok oyuncusunun aralarında İtalya’nın da olduğu Avrupa’da oynayan rakipleri karşısına yine 5 savunma kökenli oyuncu ile çıktılar. İlk yarıyı yine Schillaci’nin golüyle 1-0 önde de kapattılar. Yine gol yemeden devam mı edeceklerdi? Ancak 67.dakikada Caniggia sahneye çıktı ve bu gidişe bir “dur” dedi. 1-1 sonunda sıra penaltılara gelmişti. Kaleci Pumpido’nun yedeği olarak gelip ikinci karşılaşmada meydana gelen sakatlanma ile kaleye geçen Goycoechea, kurtardığı iki penaltı ile çeyrek finaldeki Yugoslavya karşılamasındaki üstün performansını devam ettirmiş ve meslektaşı Zenga’nın hayallerine son vermişti.

Internazionale’de Son Dönem

1990-91 Sezonu… Liseden mezun olmama az kalmıştı. Yatılı okulda ülkemiz kulüplerinin Avrupa Kupaları karşılaşmaları ve tabii bir de bu kupaların finallerini geceleri etüt sırasında ya da sonrasında televizyondan izleyebiliyorduk. Belki başkaları için sıradan olan bu olay ben ve arkadaşlarım için çok büyük bir olay ve fırsattı. Zenga ve arkadaşları birçok kez yakınından döndükleri kupada o sezon ilk kez finale yükseldiler, Klinsmann’lı kadro iyice oturmuştu. Kupada sırayla Rapid Wien (Avusturya), Aston Villa (İngiltere), Partizan (Yugoslavya) takımlarını eledikten sonra çeyrek finalde o dönemin yükselen takımlarından bir başka İtalyan Atalanta’yı zorlu bir mücadele sonunda geçmişlerdi. Yarı finalde karşılarına Portekiz’in Sporting Lizbon takımı çıkarken diğer yarı finalde AS Roma ile Danimarka’nın Brondby IF arasındaydı. O gün televizyonun karşısına geçtiğimizde ise o yıllarda çok sık karşılaşılan bir durum vardı, iki İtalyan kulübü finaldeydı. Internazionale, Matthaus ve Berti’nin goleriyle 2-0 kazanmıştı. 15 gün sonra gerçekleşen ikinci karşılaşmada Zenga son dakikalarda bir gole izin vermişti ve ilk kez Avrupa şampiyonluğuna ulaşmışlardı. Ligde ise şampiyon Sampdoria ve Milan’ın ardından üçüncü sırada yer almışlardı.

Sonraki sezon Trapattoni’nin yerine Luis Suarez gelmişti. Kadroda bir değişiklik yoktu, ancak takımın yaşı biraz ilerlemişti. Internazionale için sezon çok kötü geçmişti, ligde orta sıralarda yer alırken UEFA Kupasında ilk turda veda etmişlerdi. Milli takım da 1992 Avrupa Şampiyonası elemelerinde grupta Sovyetlerin dağılması sonucu oluşan Bağımsız Devletler Topluluğu takımının arkasında kalarak finallere katılamamıştı. 32 yaşındaki Zenga için kabus gibi bir sezondu. 1992-93 sezonu başında takımdan üç Alman gitti, yerlerine Rus Igor Shalimov, Makedon Darko Pancev, Uruguaylı Ruben Sosa ve İtalyan Schillaci geldi. Forvet tamamen yenilenmişti. Avrupa’da yoklardı, ligde ise takıma yeni gelen hava ile ezeli rakip Milan’la şampiyonluk mücadelesine girdiler ve ligi ikinci sırada tamamladılar. Zenga da ligde Rossi’den sonra en az gol yiyen kaleci olmuştu.

1993-94 Sezonu… Pancev gitmiş, yerine ise Bergkamp gelmişti. İlave olarak takıma bir başka Hollandalı Wim Jonk katılmıştı. Teknik Direktör son üç sezonda üçüncü kez değişmişti ve bu sefer de Osvaldo Bagnoli yerine Giampiero Marini başa geçmişti. Ancak ligde o kadar kötü bir sezon geçirdiler ki küme düşmekten zor kurtuldular. Zenga 45 gol yemişti, ancak yine de onun varlığıyla Internazionale alt taraflarda artı averajla ligi bitiren tek takım olmuştu. UEFA Kupası’nda ise sırasıyla Rapid Bükreş (Romanya), Apollon Limassol (Kıbrıs RK), Norwich City (İngiltere), Borussia Dortmund (Almanya) takımlarını elediler ve yarı finalde karşılarına yine İtalyan Cagliari çıktı. Diğer yarı final ise Salzburg ile Karlsruhe arasındaydı. Internazionale finalde Salzburg’u her iki karşılaşmada 1-0 yenerek şampiyonluğa ulaşmış ve bu kupa, Zenga’nın Internazionale’e vedası olmuştu.

Sampdoria ve Sonrası

1994 Dünya Kupası’nda kalede artık Zenga yerine Sampdoria kalecisi Pagliuca vardı ve her iki kaleci o yaz kulüplerinde de yer değiştirdiler. Zenga, Sampdoria’ya giden bir kalecinin yerine Internazionale’de oymaya başlamıştı. Kadere bakın ki, aynı durum Pagliuca için de geçerli olmuştu. Zenga artık milli takımda yedek bile değildi. Sampdoria o sezon Kupa Galipleri Kupasında mücadele ediyordu. Kupada sırasıyla FK Bodo/Glimt (Norveç), Grasshoppers (İsviçre), Porto (Portekiz) takımlarını eleyerek yarı finale kadar geldiler ve yarı finalde Arsenal (İngiltere)’ e kaybettiler. Ligde de orta sıralarda yer aldılar. Bir sonraki sezon ligde yine orta sıralarda bitirdiler ve Zenga’nın Sampdoria macerası da bitti. İki sezonda toplam 41 karşılaşmada görev almıştı.
Zenga 1996-97 sezonunda bir önceki sezon Serie A’dan düşmüş Padova kalesinde21 karşılaşmada oynadı ve ligi orta sıralarda bitirdiler. Kariyerinin son iki yılını ABD’de New England Revolution’da geçirdikten sonra Walter Zenga 39 yaşında futbolu bıraktı.

Kaleciliği… Kariyerinin 12 yılı Internazionale kalesinde geçen Walter Zenga 58 kez İtalya milli takım kalesini korumuştu. Hem kulübüyle Avrupa’da özellikle UEFA Kupası’nda sürekli en sona kadar gitmesi hem de milli takımdaki yeri onu hep göz önünde bir kaleci yapmıştı. Agresif, dengeli, fiziksel olarak güçlü ve atletik bir kaleci olan Zenga’ya şutları karşılama başarısı sebebiyle İtalya’da “Deltaplano” yani “Delta Kanatla Uçan Adam” diyorlardı. Onun dışında geri pas kuralı değiştiğinde en iyi adapte olan kalecilerden birisi olmuştu. Baskı altında mental olarak güçlü kalabilen, lider özellikleri olan bir kaleciydi. 1987’de İtalya’da yılın futbolcusu, 1989, 1990, 1991’de IFFHS (Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu) tarafından Dünyanın en iyi kalecisi seçilen Walter Zenga’nın diğer lakabı ise “L’Uomo Ragno” yani “Örümcek Adam” dı.

Tarih:İtalya

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: