Ülkemizdeki Yabancı Kaleciler

1.Bozidar Radulovic

Türk futbolunda profesyonelleşme Futbol Profesyonellik Talimatnamesinin 1951 yılında yürürlüğe girmesiyle başladı. Aynı talimatnamede takımların kadrolarında sadece 1’er yabancı futbolcu bulundurabilecekleri belirtiliyordu ve bu sınırlandırma 1966 yılına kadar devam etti. 1966’da izin verilen yabancı futbolcu sayısı ikiye çıkartıldı ve ilk yabancı kaleciler de o sezon ligimize katıldı.
Türk futbolunda yabancı oyuncu transferleri profesyonellik sürecinden daha eskilere dayanıyor, ancak o dönemler biraz daha karanlık diyebiliriz. Resmi olarak Türk futbolunun ilk yabancı transferi 1951 yılında Adalet takımına transfer olan Arjantinli Oscar Garo ile gerçekleşmişti. Peki ilk kaleciler kimlerdi? Önümüzdeki dönemde yine tarihi sıraya dikkat ederek ligimizde oynayan yabancı kalecilerin hepsine göz atacağız. Tabii belli periyotları tamamladıktan sonra da hangi ülkelerden olduklarının analizlerini de yapacağız.
Vefaspor kalecisi Bozidar Radulovic, 1966’da geldiği kulübünde 5 sezon boyunca 100 karşılaşmada görev yaptı. İlk sezonunda 17 takımlı ligde 1 puan farkla küme düşme hattının üzerinde ve 12.sırada yer alan Vefaspor onun oynadığı beş sezon boyunca 12. – 14.sırada yer aldı ve kılpayı küme düşmekten kurtuldu. Özcan Arkoç, Şükrü Ersoy gibi kalecilere tecrübe kazandırmasıyla ünlü olan Vefaspor’a Radulovic, teknik direktör Basri Dilimlili’ye bir arkadaşının tavsiyesi ile transfer oldu. İlk sezonunda Sefer Türker ile kaleyi paylaşsa da daha sonra düzenli olarak oynadı. 1939 doğumlu kaleci daha önce 10 sezon boyunca Yugoslavya’nın Pristina kulübünde forma giymişti ki Kosova bölgesinin takımı olan Pristina, genelde Yugoslavya 2.Liginde mücadele eden bir kulüptü.

***

2.Vasilije Radovic

1966-67 sezonundaki iki yabancı kaleciden ikincisi ise Fenerbahçe’de sadece o sezon oynayan Vasilije Radovic.
1938 yılında şu an Karadağ’da küçük bir kasaba olan Cetinje’de dünyaya geldi. Zamanında Karadağ Krallığı’nın başkentliğini de yapmış olan bu tarihi kasabanın takımı olan Lovćen Cetinje’de alt yapı eğitimine başladı ve Željezničar Sarajevo’ya geçti. 1962’de A takım kaleciliğine yükselen Radovic döneminde Yugoslavya Liginde 3. ile 6.sıra arasında yer aldılar. Fenerbahçe’ye transfer olmadan önceki sezon ise 16 takımlı ligi 12.sırada tamamlamışlardı. O dönemde Željezničar; Velez Mostar, Slobada Tuzla ve Sarajevo ile Yugoslav liginin önemli Bosna-Hersek temsilcileriydi.
Abdullah Gegic yönetimindeki Fenerbahçe ile ligi şampiyon Beşiktaş’ın 2 puan gerisinde 2. sırada tamamladıklarında kaleyi Hazım Cantez ile paylaşan Radovic 19 karşılaşmada görev aldı. Hazım Cantez, 1962’den 1968’e kadar Fenerbahçe kadrosundaydı; zaten o sezonki takım fotoğraflarının hepsinde o var. Kadroda Radovic dışında yabancı oyuncu olarak Lazar Lemic vardı ki onun oldukça düzenli oynadığı görülüyor. Ön plana çıkan diğer isimler ise Yılmaz Şen, Ercan Aktuna, Selim Soydan, Ziya Şengül, Birol Pekel, Abdullah Çevrim, Ogün Altıparmak, Yaşar Mumcuoğlu, Şeref Has’dı.
1964 ve 1965 yıllarında Yugoslav milli takım kalesini de 3 kez koruyan Vasilije Radovic, daha sonra Željezničar’a döndü. 1971 yılına kadar futbol hayatına devam ederken ikinci döneminde ligde hep ilk 5 sırada yer aldılar ve son sezonunda ligi ikinci sırada tamamladılar. Bir Karadağlı olmakla birlikte 1957’den itibaren bir yıl hariç hep 200’den fazla karşılaşmada kalesinde yer aldığı Željezničar’ın şehri Sarajevo’da yaşadı.

***

3.Ilie Datcu

Türkiye’de oynamış yabancı kalecilerde üçüncü sıra Ilie Datcu’da. Aslında o dönemde ülkemize gelen sadece kaleciler değil yabancı oyuncuların hemen hemen hepsi Yugoslavya’dan olurken Datcu bir istisnaydı ve Romanya’dandı. 1937 yılında Bükreş’de dünyaya gelmişti ve futbola da Constructorul Bükreş kulübünün altyapısında başlamıştı. Daha sonra Datcu 1955-56 sezonunda Metalul Câmpina, 1956-58 arasında Progresul Progresul Bükreş , 1958-61 arasında Dinamo Obor Bükreş’de oynadıktan sonra 1961’de dönemin önemli kulüplerinden Dinamo Bükreş’e transfer olmuştu. 32 yaşına kadar 8 yıl boyunca Dinamo Bükreş kalesinde yer aldı ve 4 sezon üst üste lig şampiyonluğu ve 2 tane de Romanya kupası kazandı. Dinamo kalesindeki ikinci sezonunda Avrupa kupalarında ilk kez mücadele eden Datcu, Şampiyon Kulüpler’de ilk turda Galatasaray’a karşı oynamış ve elenmişlerdi. Bir sonraki sezon ise ikinci tur görmüşler ancak bu sefer de o sezon final oynayacak Real Madrid’e elenmişlerdi. Takip eden 1964-65 ve 1965-66 sezonunda ise yine ikinci turda o dönemin en iyi takımlarından birisi olan Internazionale’e iki kez elenmişlerdi. Sonraki 3 sezon kupalarda yer alamadılar ve Datcu’nun son sezonunda Kupa Galipleri Kupası’nda yine ikinci turda West Bromwich Albion’a elenmişlerdi.

Ilie Datcu bu süreçte 13 kez de Romanya milli takımı kalesini korudu ki bunlardan iki tanesi 1966 Dünya Kupası elemelerinde milli takımımıza karşıydı. 1969’da Fenerbahçe’ye transfer olan Datcu burada geçirdiği altı sezonda 220 karşılaşmaya çıktı ve biri ilk sezonunda, ikisi son iki sezonunda olmak üzere 3 lig şampiyonluğu yaşadı. Türkiye’ye geldiğinde teknik direktörü de bir Romen’di: Traian Ionescu ve yine bir Romen takım arkadaşı vardı: Ion Nunweiller. İlk sezonunda sezon boyunca kalesinde sadece 6 gol görerek bir rekor kırmıştı. Onun dışında birer kez Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Kupaları kazandılar. İkinci sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası’nda ilk turda Doğu Almanya’dan Carl Zeiss Jena’ya elenirlerken bir sonraki sezon yine ilk turda bu sefer Kupa Galipleri Kupası’nda Ferencvaros’a kaybettiler. 1972-73 sezonunda ise UEFA Kupası’nda ilk turda elendikler takım Polonya’dan Ruch Chorzów’du. 1973-74 sezonunda bu sefer yine bir Doğu Bloğu takımıyla eşleşmişlerdi. Rakip Datcu’nun ülkesinde Argel Pitesti’ydi ve onları geçmeyi başardılar ancak ikinci turda OGC Nice’e karşı bir kez galip helmelerine rağmen elendiler. Datcu’nun Fenerbahçe’deki son sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Lüksemburg’dan AS La Jeunesse D’Esch’i eledikten sonra karşılarına eski bir rakip Polonya’dan Ruch Chorzów çıkmış ve yine elenmişlerdi.

Datcu artık 38 yaşındaydı ve son sezonunu Giresunspor’da geçirdi ki o sezon oldukça iyi performans göstererek ligi altıncı sırada tamamlamışlardı. Kaleciliği bırakan Datcu ülkemizi bırakmamıştı ve 1978 yılında vatandaşlığa geçerek İlyas Datça adını almıştı. Halen ülkemizde yaşayan Datcu birkaç yılı Almanya’da olmak üzere birçok kulüpte teknik direktörlük ve kaleci antrenörlüğü yapmıştı.

***

4.1970.lerin Başında Yugoslav Kaleciler

Ülkemizde oynamış yabancı kalecilere devam ediyoruz. En son İlie Datcu’dan bahsetmiştik. 1960.ların sonunda ve 1970.lerin başında ligimize gelen Yugoslav kaleciler olduğunu görüyoruz.

Bunlardan birisi Tomislav Tausan’dı. Metin Kurt ile aynı dönemde PTT’ye transfer edilmişti. 1967-68 sezonu öncesinde Metin Kurt, Altay’dan ve Tausan da Spartak Subotica’dan gelmişti. İyi bir takım kurulmuştu ve o sezon PTT ligi yedinci sırada bitirme başarısını göstermişti.

Metin Kurt o dönemi şöyle anlatıyor: “O sezon benimle birlikte Tomislav Tausan adında Yugoslav bir kaleci de transfer olmuştu PTT ye. Tomislav, çok alem bir adamdı. İki ayda Türkçe öğrenip Türk futbolculardan daha iyi Türkçe konuşmaya başlamıştı. Konuşmaları teybe kaydedip öyle öğrenmiş Türkçe’yi. Teybin karşısında kendi kendine konuşuyormuş… Çok güçlü ve görenlerin inanamayacakları irilikte elleri vardı. Top neredeyse avcunun içinde kaybolurdu. Bir gün karşı takım oyuncularından biri onu elindeki topu çıkaramaması için perdelemeye kalktı. Tomislav, topu atar gibi yaptı; rakip oyuncu arkasını dönüp topu aramaya başladı. Tomislav rakibinin omzuna dokunup topu göstererek -bak- dedi ve güldü.-“

Tausan gittikten sonraki iki sezon ligimizde yabancı kaleci olarak sadece daha önce bahsettiğim Radulovic (Vefaspor) ve Datcu (Fenerbahçe) kaldı. 1970-73 arasındaki üç sezonda ise üç Yugoslav kaleci daha ligimizde yer aldı, ancak onlar Tausan gibi düzenli oynamadılar. Bu kaleciler geliş sıralarına göre Samsunsporlu Nejat Ovenija sadece 4 karşılaşmada, Mersin İdmanyurdulu Branislav Veljković 15 karşılaşmada, Bursasporlu Saram Muradis ise 1 karşılaşmada kalede görev alabilmişlerdi. Muhtemelen onların ligimizdeki performansları da etkili oldu ki yaklaşık beş yıl boyunca yeni bir yabancı (Yugoslav) kaleci ülkemize gelmeyecekti.

***

5.Bosko Kajganic

Türk futbolunda profesyonelleşme 1951 yılında başladı. Takımların kadrolarında sadece 1’er yabancı futbolcu bulundurabilecekleri belirtiliyordu. 1966’da izin verilen yabancı futbolcu sayısı ikiye çıkartıldı ve ilk yabancı kaleciler de o sezon ligimize katıldı. Şu ana kadar ligimize geliş sırasına göre Radulovic, Radovic, Datcu, Tausan, Ovenija, Veljković ve Muradis’e değindik. Hepsinin hikayelerine blogdan ulaşabilirsiniz.

Bugün de Boško Kajganić’i anacağız… Anacağız diyorum, çünkü ülkemize geldikten sadece 3 ay sonra 28 yaşında hayatını kaybetti. 1949’da Yugoslavya’da Vojvodina’da Stara Pazova kasabasında dünyaya gelen Kajganić, Kızılyıldız’da futbola başladı. Kulüpteki yedinci sezonu olan 1976-77’de ezeli rakipleri Partizan, Hajduk Split, Dinamo Zagreb’den sıyrılmışlar ve şampiyon olmuşlardı. O sezon takımdaki rakibi ve milli takım kalecilerinden Ognjen Petrovic, Bastia’ya transfer olunca Kajganic takımda düzenli olarak bütün sezon oynamıştı.  Ognjen Petrovic ile Velez Mostar’lı Enver Maric isimlere rağmen milli takıma seçildiği de olmuştu.

Kajganic New York Cosmos’a giden Yasin Özdenak’ın yerini doldurmak isteyen Galatasaray tarafından transfer edilmişti.  Ligde sadece 6 karşılaşmada yer alabildi, en son olarak 20 Kasım 1977’de Samsunspor karşılaşmasında oynadı, son dakikalarda karşı takım kalecisi Fevzi’nin penaltısını kurtardı ve haftanın karmasına seçildi. Ancak talihsiz kaleci, bu karşılaşma sonrası bir bayram tatilini fırsat bilip ülkesine gitmek üzere yola çıkmışken Silivri yakınlarında geçirdiği trafik kazası sonucunda hayatını kaybetti.

Bu alanda sonraki kaleci Kajganic’in Yugoslav liginden ezeli rakibi olan aynı sezon Partizan’dan Fenerbahçe’ye transfer olmuş Radmilo Ivancevic olacak ve tabii 1960’ların başında kaldığımız milli takımımız kalecilerine de devam edeceğiz. Hatta eski tarihlerde detay bilgi konusunda sıkıntılı ülkemizde milli takım kalecileri dışına da taşmaya çalışacağım.