İçeriğe geç

Hillsborough Faciası

FourFourTwo internet sitesinden 15/03/2013 tarihli “Tarihte Bugün: Hillsborough Faciası” yazısından alınmıştır.

15 Nisan 1989’da Sheffield’ın Hillsborough Stadı’nda futbol tarihine kara bir leke sürüldü. Takımlarının Nottingham Forest’la oynayacağı FA Cup yarı final maçı için tribüne akın eden Liverpool taraftarları başlarına gelecek felaketi tabi ki öngöremezdi; maç saatinden hemen önce bilet bulabilmek umuduyla tribün önünde toplaşan taraftarların emniyet güçlerinin kayıtsızlığı sonucu stada girerek oluşturduğu kalabalık, zaten tribünde bulunan binlerce kişiyle birleşince ortaya bir can pazarı çıktı. Canlarını kurtarmak için kendilerini sahaya atmaya çalışan taraftarlar tel örgülerde ve izdihamda ezilerek can verdi, aralarında Steven Gerrard’ın henüz 10 yaşındaki kuzeni Jon Paul Gilhooley da vardı, 62 yaşındaki John Alfred Anderson da… O gün 96 taraftar gittikleri futbol maçından dönemedi evine, bir kulüp karanlık dehlizlere yuvarlandı, gerçeğin üstünü örtme adına hakikat ve adalet kurban edildi.

96 taraftarın hayatını kaybettiği, 766’sının da yaralandığı o acı olayın hemen ardından çıkan The Sun gazetesinde suçun Liverpool taraftarları olduğu iddia edilmedi… Açıkça yazıldı. Bazı taraftarların ölen renktaşlarının cüzdanlarını çaldığı bile yer aldı gazetede. Hem de tüm bunlar iri puntolarla yazılmış bir “Hakikat” manşetiyle duyurulmuştu. Merseyside’ın acılı fertlerinin çılgına dönmesinin ardından Liverpool efsanesi Kenny Dalglish’i arayarak bir tavsiye isteyen The Sun editörü Kelvin MacKenzie, durumu nasıl düzeltebilecekleri sorusuna basit bir yanıt alıyordu;

“O koca manşeti hatırlıyorsun değil mi? Hani “Hakikat” yazan. Tüm yapmanız gereken aynı boyutta ve “Yalan söyledik” yazılı bir manşet atmak. Belki o zaman affedilirsiniz.”

Ancak MacKenzie’nin cevabı “Bunu yapamam” oluyordu. Editörün dünyası, hakikatleri tirajdan, reklamlardan ve dedikodulardan ibaretti çünkü…

Adaletin Peşinde

Liverpool taraftarları ve kulübüyse hiçbir zaman işin peşini bırakmadı. Her 15 Nisan haftasında tribünler “96 için adalet” pankartlarıyla donatıldı, Anfield Road önünde yer alan Hillsborough hatıra anıtı çiçeklerle, mektuplarla, kırmızı beyaz atkılarla bezendi, mağdur ailelerin kurduğu vakıf adalet arayışına devam etti. Nihayet 2012 yılında binlerce sayfalık iddianamenin sonuna gelen araştırma komisyonu gerçekleri ortaya çıkardı; Emniyet görevlilerinin ihmali faciaya sebep olmuş, ardından kayıtsızlıkları işin daha da kötüye gitmesini sağlamıştı. Stattaki güvenlik önlemleri yetersiz ve faciaya davetiye çıkaran cinstendi, ölülerin cebinden cüzdan çaldığı söylenen taraftarlar aslında can havliyle ilk yardım yapmaya çalışıyordu. Üstelik polis kayıtlarında belirtilen “Aşırı alkollü çeteler” de yoktu… Başbakan David Cameron mecliste yaptığı konuşmada kurbanlardan, ailelerinden ve Liverpool camiasından özür dilerken mağdurların “çifte haksızlığa uğradığının” altını çiziyordu. The Sun gazetesiyse “23 yıl sonra… Asıl Gerçek” başlığıyla satışa çıkıyordu…

O günden sonra Liverpool camiası için yeni bir çağ başlayacaktı; açıklamaları takip eden hafta oynanan Everton-Liverpool maçı öncesinde duygu dolu bir anma seremonisi gerçeklekleştirilirken, şehrin mavi ve kırmızı yakası ayrılmamacasına kenetleniyor, Liverpool takımının gittiği neredeyse her deplasmanda rakip tribünlerden de aynı pankartlar görüntülere yansıyordu; Justice For The 96!

Adalet İçin Destek

Liverpool camiası yıllarca yürüttüğü mücadeleyi kazanmış, 96 taraftarının, evladının, ferdinin gıyabında adaleti sağlamıştı. Üstelik facia raporlarının sümen altı edilmesinden sorumlu tuttukları Demir Leydi Margaret Thatcher’ın ölümüyle karanlık bir devir kapanmış oldu. Adaletin resmi mottosu haline gelen “Justice For The 96” ibaresi sadece Liverpool ve İngiltere’nin diğer tribünlerinde değil, Almanya’da, İtalya’da ve birçok ülkede boy gösteriyordu. Çünkü herkes güzel anılara sahip olma beklentisiyle gittiği futbol maçından sonra evine dönebilmeli…

Borussia Dortmund taraftarının anlamlı desteği

Tarih:Blog Başlangıcı

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: