Afrika Kıtası Kupaları

AFRICAN CUP OF NATIONS

Nasıl Başladı?

Dünyanın genelinde erkekler ve kadınlarda hem büyüklerde hem gençlerde kupalar ardı ardına… Bugün de biraz Afrika’ya değinelim. Hep hava koşulları sebebiyle kışın oynanan Afrika Uluslar Kupası, futbolcuları bir ay gidip dönmeyen Avrupa kulüplerinin baskısıyla bu sefer yazın Mısır’da başladı.

Mısır, Afrika futbolunda her anlamda çok önemli bir figür. 1957 yılında Afrika Futbol Federasyonu (Confédération Africaine de Football-CAF)’nun kurulmasına öncülük etti. Mısır dışında diğer üyeler Sudan, Etiyopya ve Güney Afrika’ydı.  Bugün 56 üyesi olan CAF, dev bir organizasyon. Ancak Afrika’da da ilginç bir yapı var ve bu ana federasyon dışında bölgesel federasyonlar da var:   UNAF (Kuzey Afrika),  WAFU-UFOA (Batı Afrika),  UNIFFAC (Orta Afrika),  CECAFA (Doğu Afrika),  COSAFA (Güney Afrika) ve bu federasyonların da erkekler, kadınlar ve gençler kategorilerinde kendi turnuvaları var.  Bunların içinde en eskisi futbolun kıtada ilk geliştiği yer olan Doğu Afrika’da ve tarihi gayriresmi olarak 1926’ya kadar dayanıyor.

İlk Afrika Uluslar Kupası da kurucu 4 ülke arasında Sudan’ın başkenti Hartum’da düzenlendi. O dönem Apartheid olaylarının yine bir yükselme dönemiydi ve Güney Afrika diskalifiye edildi. Bu şartlarda yapılan turnuvada Mısır, Sudan’ı 2-1 yenerek finale çıkarken zaten finalde olan Etiyopya’yı 4-0 yenerek ilk şampiyon oldu. Altı golün beş tanesini Mısır ve hatta Afrika futbolunun efsanelerinden 15 yıl boyunca Al Ittıhad forması giymiş olan Ad-Diba atmıştı. Ad-Diba daha sonra da ünlü bir uluslararası hakem oldu ve 1968 Afrika Uluslar Kupası finalini yönetti.

Robert Mensah – Fotoğraf Kaynak: modernghana.com

Turnuvada ilk gruplu mücadele 1963’de gerçekleşti. Kurucular Mısır, Etiyopya, Sudan dışında Tunus, Gana ve Nijerya da yer alırken şampiyon Gana oldu. Gana sonraki üç turnuvada da final oynarken en son 1970’de kalede olan efsane kaleci Robert Mensah 1971’de, Gana 1972 Afrika Uluslar Kupası elemelerinde başarısız olunca öldürüldü ki onun hikayesine ayrıca yer vereceğim. 1970’de artık 8 takımın katıldığı iki yılda bir düzenlenen bu kupanın detayına da devam edeceğiz.

1970.ler

1957’de başlayan Afrika Uluslar Kupası’nda 1970.lere gelmiştik. Hem şampiyonadan hem de Dünya Kupalarında Afrika ülkklerinden bahsedelim.

1970’leri anlatmadan önce Batı Afrika’daki iki Kongo ülkesininin isimlerine değinmem gerekiyor ki bazıları bugün de eş zamanlı kullanılıyor?

Birincisi ve daha küçük olanı Batı Kongo ki ben bu ismi kullanacağım. Yakın tarih boyunca diğer isimleri: Kongo Cumhuriyeti, Kongo-Branzaville.

İkincisi ve daha büyük olan ise Doğu Kongo ki ben bu ismi kullanacağım. Yakın tarih boyunca diğer isimleri: Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Kongo-Kinshasa ya da Zaire

1970’lerde turnuvalarda 8 takım finallere giderken öncesinde iki turlu ve çift karşılaşmalı eleme yapılıyorken bazı ülkeler karşılaşmalara bile çıkamıyor eleniyordu. Sudan 1970’de kendi ülkesinde düzenlenen turnuvada, finalde Gana’yı yenerek şampiyon oldu. Mısır ise Fildişi Sahilleri’ni yenerek üçüncü oldu. 1970’de Sudan’ın şampiyonluğundan sonra 1972’de Batı Kongo, finalde Mali’yi yenerek şampiyon oldu. Afrika futbolunda en iyiler artık yavaş yavaş Doğu Afrika’dan Batı’ya kayıyordu. Batıya sonradan Kuzey Afrika da eklenecekti. 1972 turnuvasında üçüncü Doğu Kongo’yu yenen Kamerun’du. 1974’de ise bu sefer finalde Doğu Kongo’nun karşısında komşusu Zambiya vardı. İlk final karşılaşması uzatmalarda da 2-2 berabere bitince tekrar karşılaşması oynandı ve bu sefer 2-0 kazanan Doğu Kongo şampiyon oldu. Mısır da Batı Kongo’yu yenerek üçüncülüğü elde etti.  Aynı Doğu Kongo, 1974 Dünya Kupası’na katıldı ve bunu yapan ikinci Afrika ülkesiydi. Yugoslavya, Brezilya ve İskoçya’dan toplamda 14 gol yediler ve gol atamadılar.

Daha önce Dünya Kupası finallerine katılan ilk Afrika ülkesi olan Fas’dı. 1970’de Bulgaristan’dan bir beraberlik de kurtarmışlardı. Mohammed Houmane Jarir, Federal Almanya’ya 2-1 kaybettikleri karşılaşmada takımını 1-0 öne geçirirken bir Afrika ülkesinin ilk Dünya Kupası golünü atmıştı. Aynı Fas, Doğu Kongo’dan sonraki Afrika şampiyonu oldu. 1976’da final grubu uygulaması yapıldı ve Fas, Gine, Nijerya ile Mısır’ın önünde şampiyonluğa ulaştı.

1978 Afrika Kupası ve Dünya Kupası

1957’de başlayan Afrika Uluslar Kupası’nda 1976’da kalmıştık. Afrika’ya 1970’lerden itibaren hem kıta kupası hem de Dünya Kupası olarak değiniyorum. Çünkü bu kıta ülkeleri dünya kupasında özellikle 1970-90 arasında hep kendini zorlayıp bir şeyler yapmaya çalıştı ve önemli çabalardı.

1978’le birlikte Gana 1960’lardaki gücünü tekrar yakalamıştı ve ev sahibi olduğu turnuvada finalde yeni bir isim olan Uganda’yı yenerek 11.turnuvada 3.şampiyonluğa ulaştı ki bu, aynı zamanda 5.finaliydi. Nijerya 3.olurken turnuvada 4.sırada yer alan Tunus üçüncülük karşılaşması 1-1 devam ederken 42.dakikada hakenin yönetimini protesto ederek karlılaşmadan çekildi ve bir sonraki turnuvadan da men edildi.

Tunus, turnuvadan bir yıl önce yapılan 1978 Dünya Kupası elemelerinde Afrika’dan birinci olarak katılım hakkı elde etmişti. Dünya Kupası’na 3-1’lik Meksika galibiyeti ile başladılar ve bu, bir Afrika ülkesinin ilk Dünya Kupası galibiyetiydi. Sonra Polonya’ya 1-0 kaybettiler ve Federal Almanya ile 0-0 berabere kaldılar. Böylece Afrika futbolunun ismini dünyada duyuran ilk ülke oldular. Tunus’un kalesinde Sadok Sassi ya da takma adıyla Attouga vardı. Afrika futbolun efsane isimlerinden olan kaleci 21 yıl boyunca ülkesinde Club Africain kalesini korudu. 20.yüzyılda Afrika’nın en iyi üçüncü kalecisi seçilen Tunuslu kaleci 1963-78 arasında 118 kez milli takım kalesini korudu. Ondan da ileride detaylı bahsedeceğim.

1980 Afrika Kupası ve 1982 Dünya Kupası Elemeleri

1980.ler henüz çok az Afrikalının Avrupa’da oynadığı dönemlerdi ve hemen hemen herkes kendi ülkesinde futbol oynuyordu. 1980 Afrika Uluslar Kupası, Afrika’nın ekonomik olarak en büyük ülkesi olan Nijerya’da düzenlendi. Önceki iki turnuvada alınan iki üçüncülük sonrası kendi ülkelerindeki bu 12.turnuvada ilk şampiyonluklarını bekliyorlardı. Nijerya daha sonraki yıllarda dünya futbolunda en çok isim yapan Afrika ülkelerinden olmasınave birçok ünlü futbolcuya sahip olmasına rağmen kendi kıtasında hiçbir zaman en ön planda olan ülkelerden olmadı.

Turnuvada yarı finalde ev sahibi Nijerya, Fas’ı 1-0 ile geçerken Cezayir de Mısır’ı 2-2 biten karşılaşmanın sonunda penaltılarda elemişti. Finalde ev sahibi 3-0 galip gelerek şampiyon olurken ulaşmıştı.

Bu kupa sonrasında 1981’de yapılan 1982 Dünya Kupası elemelerinde 26 ülke yer aldı (Şu an Afrika’da CAF üyesi 56 ülke var). Afrika ilk kez iki takımla temsil edilecekti ve eleme usulü oynanan karşılaşmalar sonunda son dört takımın eşleşmeleri Nijerya-Cezayir ve Fas-Kamerun şeklinde olmuştu. Kuzey Afrikalı iki komşu Batı Afrikalı iki komşuya karşıydı. Bu eşleşmelerde ilginç bir şekilde hem Cezayir hem de Kamerun rakiplerini önce deplasmanda 2-0, sonra da kendi sahalarında 2-1 yenerek Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandı.

Afrika’da futbol doğuda başlamıştı, ama 1980’lerde Afrika futbolunun yükselen bölgeleri kuzey ve batıdan Dünya Kupası’na katılım olması şaşırtıcı değildi.

Görüntüde 1980.lerde Afrika futbolunun en iyi takımlarından Cezayir milli takımı var. Bu takımın yıldızı oturanlarda sağdan ikinci Rabah Madjer’i takip eden yıllarda Porto forması ile Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Bayern Münih’e attığı topuk golüyle hatırlıyoruz. Kaleci Mehdi Cerbah ise Afrika’nın önemli kalecilerindendi, ülkesinde kariyerini devam ettirdikten sonra futbolu Kanada’da bıraktı ve 1975-86 arasında da mili takım kalesini korudu.

1982 Afrika Kupası ve 1982 Dünya Kupası

1982 yılındaki Dünya Kupası benim 9 yaşında olup yarı bilinçli olarak izlediğim ilk kupaydı ?

Ama öncesinde sıra Afrika Kupası’nın 1982’de olanında. Libya’daki kupada ev sahibi avantajını da kullanarak finale kadar yükselirken karşısına Afrika futbolunun en güçlü temsilcilerinden Gana çıkmıştı. Uzatmalar da 1-1 biterken penaltılarda 7-6 galip gelen Gana 13.turnuvada 4. ve son şampiyonluğunu aldı. Libya da ilk ve son kez finalde yer aldı. Zambiya ise Afrika’da ilk kez yarı final oynayan güneyli ülke olarak tarihe geçti ki üçüncülük karşılaşmasında 1980.ler boyunca hep en az yarı finalde olan Cezayir’i yendiler.

1982 Dünya Kupasında finalist sayısı 24’e çıkınca Afrika ilk kez iki takımla temsil edilmişti. Kamerun, grupta ilk karşılaşmada Peru ile 0-0 berabere kaldı. Ertesi gün ise Cezayir, 1980 Avrupa Şampiyonu Federal Almanya’yı (Kupada ikinci oldu) Madjer ve Belloumi’nin golleriyle 2-1 yenerek Afrika’nın kupa tarihindeki ilk büyük galibiyetini aldı. Sonra Kamerun, Polonya ile 0-0 berabere kaldı (Kupada üçüncü oldu). Cezayir ise o dönemin iyi takımlarından Avusturya’ya iyi oynamasına rağmen Schachner ve Krankl’ın golleriyle 2-0 kaybetti. Kamerun son karşılaşmasında İtalya (Kupanın şampiyonu) ile 1-1 berabere kaldı. İtalya 60.dakikada Graziani ile 1-0 öne geçti ve santra ile birlikte M’Bida ile Kamerun beraberliği yakaladı. Ancak grupta 6 karşılaşmanın 5 tanesi beraberi bitmiş, sadece Polonya, Peru’yu yendiği için grupta birinci olmuş; İtalya, Polonya ile 0-0, Peru ile 1-1 berabere kalmış ve tek gol fazla attığı için Kamerun eve dönmüştü. Cezayir son karşılaşmasında Şili’yi 3-2 yendi. Federal Almanya da biraz kötü kokular yayan karşılaşmada Avusturya’yı 1-0 yenince üç takım da 4 puanda kalmış ve elenen Cezayir olmuştu.

Cezayir iki galibiyet alan ilk Afrikalı, Kamerun hiç yenilmeyen ilk Afrikalı ve her ikisi de gönüllerin takımı olarak kaldılar. Kamerun’un efsane kalecisi büyücü Thomas N’Kono, Kamerun’un kaptanıydı. Eşofmanlı kalecilerden olan N’Kono Buffon’un idolüdür, hatta Buffon oğluna onun adını vermiştir. Bastialı Roger Milla da sahadaydı.

1984-88 Dönemi

1984 – 88 arasındaki dönemdeki üç Afrika Uluslar Kupası’nda Kamerun iki şampiyonluk ve bir ikincilik, Nijerya iki ikincilik, Mısır bir şampiyonluk ve bir dördüncülük, Cezayir iki üçüncülük ve Fas iki dördüncülük aldı. Bir de Fildişi Sahilleri’nin üçüncülüğü var.

1986 Dünya Kupası kıta elemelerinde de yarı finalde Cezayir, Tunus’u ve Fas, Libya’yı iki karşılaşma sonunda geçerek kupaya katılmaya hak kazandı. Kıtada Kuzey ve Batı (daha çok kuzey batı) Afrika’nın kıta futbolunda bariz üstünlüğü artık tescillenmişti. Finallerde Cezayir varlık gösteremezken Fas tur atlayan ilk Afrikalı olmayı başardı. Hem de grupta İngiltere ve Polonya ile 0-0 berabere kaldıktan sonra Portekiz’i 3-1 yenerek ve grup birincisi olarak… Üç Avrupalıyı geçmişlerdi, ancak bitecek gibi değillerdi. İkinci turda grubundan Danimarka’nın ardından ikinci sırada çıkan turnuvaların gediklisi bir önceki dünya ikincisi ve bu turnuvanın da ikincisi olacak Federal Almanya ile eşleşmişlerdi. Bir mnceki turnuvada Cezayir’in yaptığını yapamadılar ve 88.dakikada Lothar Matthaus’un golüyle 1-0 kaybederek elendiler. Afrikalılar tur atlayarak gelişimlerini sürdürmüşlerdi. 1978’de Tunus’la ilk galibiyet, 1982’de Cezayir ve Kamerun’un neredeyse tur atlayacak olması ve toplamda sadece bir kez yenilmeleri ve şimdi de Fas’ın ikinci turu ki onlar 1970’de turnuvaya katılan ilk Afrikalı olma şansını elde etmişler, Bulgarşstan’la berabere kalarak ilk Afrika puanını almışlardı. Fas’ın kalesinde 1986’da Afrika’da yılın futbolcusu seçilen Badou Ezzaki vardı.

Bir sonraki paylaşımda yine Kamerun’a döneceğiz. Daha önce bahsettiğim Thomas N’Kono ile Joseph-Antoine Bell ve ile onlardan biraz genç olan Jacques Songo’o. Kamerun 80’ler ve 90’larda kaleciler açısından çok talihliydi, ama aynı döneme rastlayan ve kaleyi paylaşmak zorunda kalan bu kaleciler açısından aynı şey söylenebilir miydi bilmiyorum…

1990 ve 2019 Afrika Uluslar Kupası

2019 Afrika Uluslar Kupası’nda Cezayir, Senegal’i 1-0 yenerek tarihte ikinci kez şampiyonluğa ulaştı. 32.si düzenlenen turnuvada üç final oynayıp iki şampiyonluk alan Cezayir’in bir önceki şampiyonluğu Afrika Uluslar Kupası hikayelerinde ulaştığımız yıl olan 1990’da Nijerya’yı yenerekti. Cezayir’in bu 3 final dışında 4 tane de yarı finali var. Bu turnuvada finalde rakipleri olan Senegal ise Cezayir’in şampiyon olduğu 1990’da yarı final oynamıştı. Senegal’in tarihte bir kez finali vardı ki o da 2002’de; ayrıca sonuncusu 2006’da olmak üzere 3 kez de yarı final oynadılar.

Cezayir 1990’da şampiyon olduğunda Afrika Uluslar Şampiyonası’nın toplamında Afrika’dan sadece birkaç oyuncu Avrupa’da oynuyordu. Bu turnuva finaline baktığımızda ise sadece bir oyuncu Cezayir’de oynarken hiçbir oyuncu Senegal’de oynamıyor; Her iki ülkede Fransa’da doğan birçok oyuncu var. İlk turda aynı grupta yer alan bu iki ülkenin 23’erden 46 kişilik kadrolarında 15 oyuncu Fransa’da oynuyor. Ligimizden de 6 oyuncunun olduğu; oyuncuların Avrupa’dan Asya’ya Afrika’dan Amerika’ya birçok ülkede top koşturduğu iki kadrodan bahsediyoruz.

Afrika henüz sömürgeyken bazı Kuzey Afrikalı futbolcular Avrupa’da özellikle Fransa milli takımında oynuyordu. Bağımsızlık dönemi sonrası derin bir ayrılık dönemi yaşandı. 1980.lerle birlikte hem Avrupa milli takımlarında bu sefer göçmen Afrikalılar oynamaya hem de bazı Afrikalı futbolcular Avrupa kulüplerine transfer olmaya başladılar. Bugün gelinen noktada ise finallere kalan ülkelerin oyunculara baktığımızda hemen hemen hepsi Afrika dışında profesyonel hayatlarını devam ettiriyor. Nispeten güçlü bir lige sahip olan Mısır bir istisna ve oyuncularının büyük kısmı kendi ülkesinde futbol hayatına devam ediyor. Zimbabwe ve Namibia gibi ülkelerin oyuncularından Güney Afrika gibi yine nispeten güçlü bir lige sahip bir komşuda top koşturanlar var; ya da Kenya’da oynayan Burundilileri görüyoruz. Ama bunlar toplam içinde azınlık.

Afrikalı oyuncular Avrupa milli takımlarında ya da kulüp takımlarında dünya futbolunda çok önemli bir yere sahipler, ancak Afrika milli takımlarının 1980-90 arası dönem gibi sürekli yukarıyı zorlayabilmesi mümkün olur mu bir daha?

1990 Dünya Kupası

Afrika’da bu dönemde ön plana çıkan Kamerun’da kalecilerden olarak “Büyücü” Thomas N’Kono dışında Joseph-Antoine Bell üç kupadan ikisinde oynarken diğerinde N’Kono kalede yer almıştı. Teknik direktörün tercihine göre oynayan bu iki kalecinin aralarında bir yaş vardı ve Bell, Marsilya, Bordeaux ve Saint Etienne gibi takımlarda oynadı; 52 kez milli takım forması giydi. Kariyerinin büyük bölümünü Espanol’da geçiren N’Kono ise 112 kez milli takım kalesinde yer aldı. Onların ardında üçüncü kaleci olan ve henüz yirmili yaşların başındaki Jacques Songo’o o dönemlerde kalede yer alamasa da daha sonra 98 kez milli formayı giydi. Onu da Deportivo La Coruna ve Metz takımlarından hatırlıyoruz. Kamerun 80’ler ve 90’larda kaleciler açısından çok talihliydi, ama aynı döneme rastlayan ve kaleyi paylaşmak zorunda kalan bu kaleciler açısından aynı şey söylenebilir miydi bilmiyorum…

***

CAF CHAMPIONS LEAGUE

Güney Amerika ve Asya’ya değindik sırada Afrika var ki 9 Kasım’da onların da Şampiyonlar Ligi şampiyonu belli oldu. Tunus’un Esperance de Tunis takımı Mısır’ın Al Ahly takımını geçerek 3.kez şampiyonluğa ulaştı. Coğrafya derslerine devam .

İlginç olan ise görselde de görüldüğü üzere Afrika Şampiyon Kulüpler Kupası ya da Şampiyonlar Ligi’nde en çok karşılaşma oynayan iki kulüp bu iki kulüp. 1964’den bu yana düzenlenen turnuva 1997’de de dünyadaki trend dahilinde Şampiyonlar Ligi’ne dönüştü. Al Ahly, Zamalek, Ismaily gibi takımları ile Mısır bu kupada en başarılı olan ülke. Tam 22 finalleri var ve bu finallerde de 14 şampiyonluk. Al Ahly, tam 12 final ve 8 şampiyonluk ile sadece Mısır’da değil Afrika genelinde de başı çekiyor. Bu sezon şampiyonluğu kazanan Esperance ise 7 final ve 3 şampiyonluk ile başka başarılı bir kulüp. Ülkesi Tunus ise 12 final 5 şampiyonluğa sahip ve diğer bir önemli kulüpleri ise Étoile du Sahel. Demokratik Kongo ise ki eski adı Zaire, 12 final ve 6 şampiyonluğa sahip. En önemli takımı ise TP Mazembe, 7 final oynamış ve 5 şampiyonluk elde etmiş ki en son şampiyonluğu 2015’de. Fas’ın 8 final ve 6 şampiyonluğu, Cezayir’in ise 7 final 5 şampiyonluğu var. Demokratik Kongo hariç özellikle son dönemde Kuzey Afrika ülkeleri ön planda görünüyor. Oysa ki 1970.lerde özellikle Hafia FC ile kulübü ile Gine ve Canon Yaounde kulübü ile Kamerun’un önemli başarıları var. Yine 1970 ve 1980.lerde Asante Kotoko kulübü ile Gana zaman zaman ön plana çıkmış. Nijerya ve Fildişi Sahilleri farklı kulüpleri ile farklı dönemlerde karşımıza çıkıyor. Biraz daha aşağıda ve kuzeybatıda birbirine yakın bölgelerde duran bu ülkelerden zamanla gücün kuzeye kaydığı anlaşılıyor. Afrika’nın ortasında yer alan Demokratik Kongo ilginç bir olay, incelenmeye değer. En güneye indiğimizde ise Güney Afrika Cumhuriyeti yine 2000.lerden sonra 4 final ve 2 şampiyonluk elde etmiş durumda.

Burada daha önce 20.yüzyılda Afrika’nın en iyi kalecileri seçilmiş iki efsane Kamerunlu N’Kono ve Bell’den bahsetmiştim. Dünya Kupası sırasında da kupaya katılan ülkelerin kalecilerine bakmıştık. Afrika da kaleci yetiştirme açısında önemli bir kıta ve bu kupa vesilesiyle coğrafya çalışmalarımıza yeni bir boyut katarak devam ediyoruz ?