United 1958

Bugüne özel ekstra iki paylaşım yapmak istiyorum. Bugün 6 Şubat ve bundan tam 62 yıl önce Manchester United futbol takımı soğuk bir kış gününde Kızılyıldız ile yaptığı Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek final karşılaşmasından uçakla dönerken bir kaza geçirmişti.

İskoç Sir Alexander Matthew Busby 1945-1969 yılları arasında kesintisiz olarak Kırmızı Şeytanlar’ın hocalığını yaptı. 1947, 1948’de (FA Cup’ı kazandılar), 1949 ve 1951’de ligi Liverpool’un ardından ikinci bitirdikten sonra 1952’de şampiyonluğa ulaştılar. 1956’da ligi bir kez daha şampiyon bitirdiklerinde takımın yaş ortalaması yalnızca 22’ydi. Ertesi yıl ise aynı takımla yine şampiyon olacaklardı. United’lı futbolcular yaşlarından ötürü Busby’nin Bebeleri, yani “Busby Babes” olarak tanınıyorlardı.  Busby’nin transfer edeceği oyuncuları çocuk yaşta takıma kazandırma gibi bir geleneği vardı.

Uçağın yakıt ikmali yapmadan Yugoslavya-İngiltere arasındaki mesafeyi kat etmesi mümkün değildi. Belirlenen yakıt ikmal noktası Münih’ti. Kaptan pilot James Thain planlandığı gibi uçağa yakıt aldıktan sonra yeniden havalanmak üzere harekete geçti. Şubat soğuğunun dondurduğu pistten kalkışın hemen ardından yeterli irtifayı kazanamayan uçakları önce havaalanını çevreleyen engellere, sonra da o sırada kimsenin yaşamadığı bir eve çarparak düştü.

Uçağın taşıdığı 43 kişiden 23’ü ölecekti. Avrupa Kupası’nda yarı finale yükselmeyi başaran takımın çakı gibi delikanlılarından 7 tanesi kaza anında hayatını kaybetmişti. Bugün “Manchester United’ın gelmiş geçmiş en iyi oyuncuları” listesinde dördüncü sırada yer alan Duncan Edwards ise kazadan sonra hastanede 15 gün boyunca verdiği yaşam mücadelesini ne yazık ki kaybedecekti.

***

Yeni sezonda yeniden takımın başına geçen Busby, yeni nesil bir “Busby’nin Bebeleri” takımı kurdu. Bu takımın yeni oyuncularından biri de George Best’di. Kazadan on sene sonra 1968’te Avrupa Kupası’nı kazanan Manchester United’ın futbolcuları arasında Münih Faciası’ndan canlı çıkan Bobby Charlton ve Bill Foulkes da vardı.  

Kuzey İrlandalı kaleci Harry Gregg uçaktan sağ kurtulan şanslı United’lılardan biriydi. Kazanın hemen sonrasında insanları kurtarmak için gösterdiği çaba yüzünden “Münih Kahramanı” ismini aldı.

“Uçak düştükten hemen sonra, nereden geldiğini bilmediğim bir cesaretle enkaza tırmanmaya başladım. Uçağın pilotu, ‘Kaç, salak herif patlayacak!’ diye bağırıyordu. Önce bir bebeği, sonra bir kadını dışarı çıkardım. Bobby Charlton ve Dennis Viollet’i uçak enkazından çıkarıp karda onlarca metre sürükledim. Matt Busby göğsünü ovuşturuyor ve ‘ayaklarım, ayaklarım!’ diye bağırıyordu. Roger Byrne’in üstünde başında bir iz yoktu ve gözleri açıktı. Ama öldüğü belliydi. Gözlerini kapamadığım için hep pişmanlık duydum. Jackie Blanchflower’ı bulduğumda sağ kolunun bir kısmı neredeyse kopmuş durumdaydı. Ben şanslıydım, kurtuldum ama kurtulanların çektiği o klasik suçluluk duygusuyla boğuşmak zorunda kaldım. 40 yıl sonra bile Roger’ın karısı Joy, Geoffrey Bent’in karısı Marion, David Pegg’in ailesi ve diğerlerinin yüzüne bakmaya cesaret edemiyordum. Onlar sevdiklerini kaybetmiş ve ben hayatta kalmıştım çünkü. Kendimi ancak 1998’de toplayıp Joy’la konuşabildim.”

Son günlerde ülkemizde de birçok doğal veya doğal olmayan felaket gerçekleşti. Mutlaka hayatta 62 yıl önce ya da son günlerde olduğu gibi bazı üzücü olaylar olacak, ama umarız en azından bir süreliğine son olur.